Balkonunuzun hangi yöne baktığı ve ne kadar vakit ayırabileceğiniz bu kararı etkileyen en önemli faktörler. Kuzey ya da doğu balkonunuz varsa, her dem yeşil türleri tercih etmek mantıklı. Defi, arda çalısı, taflan gibi bitkiler gölgeyi tolere eder ve kış aylarında da canlılık katar. Güney ya da batı balkonlar içinse yaprak döken türlerle her dem yeşilleri karıştırabilirsiniz.
Yaprak döken bitkilerin en büyük artısı mevsimsel değişim. İlkbaharda çiçek açmaları, yazın gölge vermeleri, sonbaharda renk cümbüşü yapmaları balkona dinamizm katar. Örneğin ortanca yazın nefis çiçek açar ama kışın çıplak dallarıyla durur. Bu dönemde sulama ihtiyacı minimuma iner, ayda bir kez sulamak yeterli olur. Ayrıca uykuya yattıkları için gübreleme de gerekmez. Ama ilkbahar geldiğinde budama, şekillendirme ve besleme işlerine zaman ayırmanız lazım.
Her dem yeşiller ise sürekli yeşillik garantisi verir. Kışın bile balkonunuza bakınca yeşillik görürsünüz. Akdeniz çamı, lavanta, biberiye gibi aromatik türler hem dekoratif hem işlevsel. Ancak bunların kış dahil yıl boyunca bakım ihtiyacı var. Saksı toprağını nemli tutmanız, özellikle ısıtmalı balkonda haftada 1-2 kez sulama yapmanız gerekebilir. İlkbahar ve sonbahar aylarında düzenli gübreleme şart. Ayrıca bazı türler (örneğin kamelya) düzenli budama ister.
Bakım açısından zaman darlığınız varsa yaprak dökenler daha rahat. Kış mevsiminde onları unutabilirsiniz. Her dem yeşillerse haftalık kontrol gerektirir ama kışın gri balkona renk katmak istiyorsanız tercih sebebi. Benim tavsiyem ikisini karıştırmak; üç saksıda her dem yeşil, iki saksıda yaprak döken bitki olunca hem mevsimlik değişim hem sürekli yeşillik sağlanıyor. Örneğin defne, kış nalburu (her dem yeşil) + ortanca, manolya (yaprak döken) kombinasyonu dengeyi kuruyor.