Kaparinin anavatanı Akdeniz havzasının kayalık yamaçları ve duvar aralarıdır. Bu bitki yıllarca eski sur duvarlarında, kaya çatlaklarında kök salmış, hemen hemen hiç toprağın olmadığı yerlerde büyümüştür. Bu yüzden balkonunda kapariye normal saksı toprağı sunmak ona adeta ceza vermek gibi olur. Kökler sürekli nemli ortamda kalır, havalanma olmaz ve kısa sürede çürüme başlar.
Benim tavsiyem karışımının en az yarısını iri taneli malzemelerden oluşturman. Mesela 2 kısım pomza ya da perlit, 1 kısım kaba kum, 1 kısım normal bahçe toprağı veya kaliteli saksı toprağı kullanabilirsin. Bazı arkadaşlar volkanik taş kırıkları da ekliyor. Önemli olan su verdikten sonra suyun anında süzülmesi, köklerin bol oksijenle buluşması. Ben geçen yıl bir kapari fidanını deneme amaçlı hazır evrensel toprakta bırakmıştım, üç hafta içinde yapraklar sararıp dökülmeye başladı. Taşlı karışıma geçince toparladı.
Saksı seçimi de kritik. En az 40-50 cm derinliğinde, tercihen toprak saksı kullan çünkü plastik fazla ısınabiliyor. Dibinde mutlaka kalın drenaj tabakası oluştur; 5-6 cm kalınlığında kırık çanak, iri çakıl ya da genleştirilmiş kil topları koy. Üzerine geçirgen bez parçası serersen toprak karışımının taşların arasına kaçmasını engellersin.
Sulama konusunda da dikkatli olmalısın. Kapari kurağa dayanıklıdır ama balkon ortamında tümüyle suyu kesemezsin. Yaz aylarında haftada bir derin sulama, toprağın iyice kurumasını beklemek şartıyla, yeterli olur. Kış aylarında ayda bir kez bile fazla gelebilir. Parmağını topraktan 5-6 cm derine sokup kuru olduğundan emin ol, sonra sula.
Güney ya da güneybatı yönlü, günde en az 6-7 saat doğrudan güneş alan bir yer seç. Kapari gölgede sırık gibi uzar ama çiçek açmaz, dolayısıyla gonca toplayamazsın. İlk yıl sabırlı ol, bitki yerleşmek için zaman ister ama doğru koşulları sağlarsan sonraki yıllarda bereketli hasat yaparsın.