Kuşkonmaz yetiştiriciliğinde sabır gerçekten altın değerinde. Birinci yıl hiç hasat yapmamanız gerekiyor çünkü bitki tüm enerjisini güçlü bir kök sistemi oluşturmaya harcıyor. İlkbaharda çıkan sürgünleri koparma isteği çok olsa da direnmeli ve onların büyümesine, yaprak haline gelip fotosentez yapmasına izin vermelisiniz. Bu yapraklar sayesinde kök taçları kuvvetleniyor ve gelecek yıllar için enerji depolama kapasitesi artıyor.
İkinci yılda durum biraz daha umut verici. Bazı deneyimli bahçıvanlar ikinci yılın sonlarına doğru çok hafif bir hasat yapılabileceğini söylese de benim tavsiyem yine beklemek yönünde. Özellikle balkon gibi kısıtlı alan ve saksı ortamında yetiştiriyorsanız bitkinizin ekstra zamana ihtiyacı var. Saksıda kök gelişimi açık araziye göre daha sınırlı oluyor. Ben ikinci yıl sadece 2-3 sürgünü tadımlık olarak kesip geri kalanını bırakıyorum, bu da ancak mayıs ortasından sonra.
Üçüncü yıl gerçek hasadın başladığı dönem. Artık bitkiniz yeterince olgunlaştı ve düzenli hasat yapabilirsiniz. Ama burada da bir sınır var: hasat süresini 4-6 haftayla sınırlamalısınız. Nisan başından mayıs sonuna kadar olan pencereyi kullanabilirsiniz. Sürgünler toprak yüzeyinden 15-20 santimetre yükseldiklerinde kesmeye hazır demektir. Kalınlığı kalem kalınlığında olanları seçin.
Dördüncü yıldan itibaren bitkileriniz tam verimde olacak ve her ilkbaharda sizi güzel bir hasat bekleyecek. Saksınızın en az 40-50 litre hacimli, 40 santim derinliğinde olduğundan emin olun. Kuşkonmaz kökleri derine iner ve besleyici toprak ister. Her sonbaharda iyice olgunlaşmış ahır gübresi veya kompost ekleyerek toprağı zenginleştirmeniz gerekiyor.
Balkon koşullarında saksı başına 2-3 taç dikmeniz yeterli. Güneş gören, rüzgardan korunaklı bir köşe ideal. Kışın yapraklar kuruyunca kesmeli ama kökler donmadan korunmalı. Ben saksılarımı köpük yalıtımla sarıyorum soğuk İstanbul gecelerinde.