Saksı seçerken en önemli kural dip deliğidir. Geçen sene komşum çok beğendiği porselen bir vazo almış, çok şık diye içine fesleğen dikmiş. İki hafta sonra bitki sararmış, kökler siyahlaşmış. Sorun basitti: dip deliği yoktu, her sulamada su toprakta birikmişti.
Bitkiler suya ihtiyaç duyar ama kökleri de nefes alır. Toprakta hava boşlukları olması gerekir. Fazla su bu boşlukları doldurduğunda kökler boğulur, sonra çürümeye başlar. Dip deliği sayesinde fazla su tabana iner, tabaktan taşar veya buharlaşır. Bu doğal drenaj sistemi olmadan toprak bataklığa döner.
Peki deliksiz kapları hiç kullanamaz mıyız? Teknik olarak kullanabilirsiniz ama çok riskli. Ben yıllardır bahçecilikle uğraşıyorum, yine de deliksiz saksıda bitki tutmaktan çekiniyorum. Eğer kullanacaksanız birkaç püf nokta var: En altta 3-4 cm kalınlığında kırık çanak, çakıl veya köpük parçalarından drenaj tabakası oluşturun. Sulamayı bardakla değil kaşıkla ölçer gibi yapın. Toprağı parmaklarınızla kontrol edin, üstte kuruysa bile derinlerde hala nemli olabilir.
Kaktüs, sukulent, sanseveria gibi çok az su isteyen bitkiler deliksiz kapta yaşayabilir çünkü ayda bir kez sulama yeterli. Ama besin değeri yüksek toprak, asma koyu, düzenli sulama isteyen bitkilerde risk çok büyük. Ben balkonda yetiştirdiğim çilek fidelerini bir keresinde deliksiz plastik kovaya geçici olarak koymuştum, iki gün sonra toprak küf kokuyordu.
Şık bir kap aldıysanız ve dibinde delik yoksa çözüm basit: içine delikli plastik saksı koyun, ara boşluğa çakıl doldurun. Hem görüntü güzel olur hem bitkiniz sağlıklı yaşar. Veya dikkatli davranıyorsanız matkap ile dibe delik açabilirsiniz, porselen ve seramik kırılabilir ama plastik ve bazı metaller kolay delinir.