0 oy
önce Balkon Düzenleme ve Tasarım kategorisinde (1.9k puan) tarafından
Balkonum güney cephede ve yazın öğleden sonra resmen fırın gibi oluyor; domates, biber ve birkaç çiçek saksım var ama yapraklar sürekli strese giriyor. Gölgeleme kumaşı almayı düşünüyorum ama yüzde kaçlık olanı seçmem gerektiğinden, ışığı fazla kesip bitkileri zayıflatmasından korkuyorum. Bu işi daha önce yapmış olanlar hangi kumaş türünü ve yüzde kaç gölgeleme oranını tercih etti, deneyimlerinizi ve püf noktalarınızı paylaşır mısınız?

1 cevap

0 oy
önce (4.3k puan) tarafından
önce tarafından seçilmiş
 
En İyi Cevap
Balkon için en uygun gölgeleme kumaşı, tek bir doğruya sahip değil; balkonun cephesi, rüzgâr durumu, bitkilerin türü ve yazın güneşin kaç saat doğrudan geldiği belirleyici oluyor. Ama balkon ve saksı bahçeciliğinde en sık iş gören seçenekler genelde yüzde 35, yüzde 50 ve bazı çok sıcak balkonlarda yüzde 70 gölgeleme kumaşlarıdır. Çoğu ev balkonunda başlangıç için yüzde 50 iyi bir orta yol olur. Ne çok karartır ne de güneşi tamamen keser. Domates, biber, patlıcan, fesleğen gibi güneşi seven türler için genellikle bu oran yeterlidir. Özellikle öğleden sonra sert güneş alan güney ve batı cephelerde, bu oran bitkilerin yaprak yanığını azaltırken fotosentezi tamamen durdurmaz.

Eğer balkonunuz sabah güneşi alıyor, ama öğleden sonra öğretilmiş bir sıcaklık oluşuyorsa yüzde 35 de iş görebilir. Bu oran daha aydınlık bir ortam sağlar; ışığı fazla sevmeyen ama yine de çok karanlık istemeyen bitkilerde güzel sonuç verir. Ancak gerçekten beton gibi ısınan, cam önünde sıcaklığın çok yükseldiği balkonlarda yüzde 70 gerekebilir. Fakat bunu her bitkide kullanmak doğru olmaz; marul, maydanoz, ıspanak gibi serinliği seven türlerde yazın avantaj sağlarken, domates ve çiçeklerde fazla gölge verim düşürebilir. Yani kumaşın oranı kadar, ne zaman ve nereye gerildiği de önemli.

Malzeme olarak UV katkılı, kenarları sağlam dikişli, hava geçirgen kumaşları tercih etmek daha mantıklı. Tam kapalı, plastik gibi havasız ürünler balkonun içini boğabilir; özellikle rüzgâr almayan evlerde sıcaklığı artırabilir. Hava geçirgen kumaş, güneşi filtrelerken esinti bırakır, bu da saksıların daha dengeli kurumasına yardım eder. Ayrıca koyu renkli kumaşlar genelde ışığı daha iyi kırar; ancak çok koyu tonlarda balkonun içi gereğinden fazla karanlık olabilir. Açık renkli olanlar daha yumuşak ışık verir ama dayanım ve ısı yönetimi bakımından ürüne göre değişir.

Montaj kısmı da çok önemli. Kumaşı bitkilere çok yakın gererseniz havalanmayı kesersiniz; ideal olan, bitkilerin üstünde en az 30-40 santim boşluk bırakmaktır. Böylece hava dolaşır ve yapraklar nemli kalmaz. Saksıların yönünü de düşünmek gerekir; sabah güneşi alan bir köşeyi tamamen kapatmak yerine sadece en sert öğle güneşini kesmek daha verimli olur. Ben olsam önce küçük bir alanı yüzde 50 kumaşla dener, bitkilerin tepkisine göre gerekirse yüzde 35’e düşürür ya da çok sıcak bölgede bir bölümünü yüzde 70 ile takviye ederdim.

Kısacası, balkonunuz için çoğu durumda yüzde 50 gölgeleme kumaşı en güvenli başlangıçtır. Çok güneş seven sebzeler için iyi dengedir. Daha hafif gölge isteyen balkonlarda yüzde 35, aşırı sıcak ve yakıcı cephelerde ise kontrollü şekilde yüzde 70 düşünülebilir. Yine de en doğrusu, kendi balkonunuzun gün içindeki güneş hareketini bir iki gün gözlemleyip ona göre seçim yapmak. Balkonun rüzgâr alıp almadığı, kumaşın suyu tutup tutmadığı ve saksıların dizilişi de sonucu ciddi biçimde değiştirir.
Hoş geldiniz, Yeşil Köşe sizelere sorularınızın diğer kullanıcılarımız tarafından cevaplanması için bir ortam sağlar.
...